2007(c) Serdar Ertekin www.gezengezgin.blogspot.com sitesi içerisinde yeralan tüm metin, resim ve içeriklerin telif haklari Serdar Ertekin'e aittir. Hiçbir şekilde basılı veya elektronik bir ortamda izinsiz kullanılamaz ve kopyalanamaz. yıkıcı eleştiriler ve abuk önerileriniz için gezengezgin@gmail.com'a şeyttirin.
25 Mart 2008 Salı
Karadeniz Balıkçısı
Küçükyalı çarşısının girişinde sırtınızı tren yoluna döndüğünüzde soldaki ilk binanın köşesi. Tam karşı köşesinde Tansaş var. Alt katı balık satıcısı ve hemen solunda restoranın girişi bulunuyor. Üst katta da çok fazla büyük sayılmayacak bir salonu var.
Her yönden sözünü kullanmamın nedeni, lezzet, kalite, fiyat, servis vd. konularının tümünde ödediğinizin karşılığını fazlasıyla alıyorsunuz. Hemen belitmeliyim ki porsiyonlar alıştığınız sıradan ölçülerin üzerinde. Onun için ısmarlarken dikkatli olun. Farklı lezzetleri denemek istiyorsanız yarım porsiyon isteyin. Fiyatlar da aynı oranda ölçülü.
Gelelim en önemli tarafına. Tüm çeşitler en iyi biçimde hazırlanıp pişirilerek önünüze getiriliyor. Yani lezzet ve doyum açısından da mutlu ayrılacaksınız. Sonuç olarak bizim gibi yeniden balık yemek istediğinizde Karadeniz Balıkçısı'nı tercih edeceksiniz.
8 Mart 2008 Cumartesi
Barba Yani - Burgazada/İstanbul
Kirazlı Otel - Uludağ/Bursa

Zamanında kamu personeli için dinlenme tesisi olarak inşa edilip kullanılmış. Güzel ve değişik bir mimarisi var. Sonradan özel bir işletmeci kiralamış olsa gerek. İşletmeci gerekli yatırımı yapmadan işlettiği için hala bir dinlenme tesisi standardında. Belki de daha da altında. 2008 kışında bir hafta sonu geceledik. Yeterli ısıda çalışmayan sistem nedeniyle salonlar ve odalar soğuktu. Yemekler vasatın da altında. Servis için de aynı şeyleri söylemek mümkün. Temizliğin bile düşük standartta olduğunu belirtmeliyim. Yeni başlayanlar için küçük bir kayak pisti var. kayak kiralayabiliyorsunuz. Yoğun kar yağışı olduğunda cesaretli iseniz ancak çıkıp birkaç yüz metre yürüyüş yapabilirsiniz. Soğuk ortama sahip bir gece kulübü ve okey/tavla oynayabileceğiniz salonu var. Başka bir olanağa sahip değil. http://www.kirazlihotel.com/p.html
Beybaba Çiftliği - Gebze
İstanbul'dan araçla Yalova yönüne gidenlerin feribot iskelesine giderken yanından geçtiği Eskihisar-Gebze'de güzel bir beyaz et ürünleri lokantası. Eti ızgarada ağır ağır ve lezzetini koruyarak pişirmeyi iyi biliyorlar. Alkollü içki ve lezzetli meze çeşitleri ile günün her saatinde iyi zaman geçirebilirsiniz. Ben özellikle piliç köftesini ev köftesi lezzetinde bulduğum için tatmanızı öneririm. Banliyo treni ile de ulaşabilirsiniz. Son istasyon Gebze'de inip birkaç yüz metre yürümek gerekiyor. Eskihisar cd. No: 1 İstasyon Polis Karakolu karşısı Gebze 0262 655 54 54
20 Aralık 2007 Perşembe
Komşu Fırın (Söğütlüçeşme-Kadıköy ve Nişantaşı)

3 Aralık 2007 Pazartesi
Alaşara Restaurant - Adapazarı

Burayı CNN Türk’te Mehmet Yaşin’in Lezzet Durakları ve Güven İslamoğlu’nun Her Yerde Bir Haber Var programında izleyerek not almıştık. Bu gibi notların yanında hep birer soru işareti de koyarım. Kendimiz görüp denemeden kesin yargıya varmıyor, kimseye önermiyoruz. Burası da bu soru işareti alışkanlığımızı haklı çıkaran yerlerden biri.
Güzel bir köyde Çerkez yemekleri yapan, bahçe içinde bir lokanta. Diktörtgen ahşap karkas bir yapı, geniş bir bahçe. Hava soğuk olduğu için içeride oturduk. Ortada döküm bir soba çevreyi ısıtıyor. Kahvaltı sonrası saatlerde birkaç masa ve bir garson. Servis fena sayılmaz. Ne kadar ünlenmiş olsa da burası bir köy. Hesap tutarı konusundaysa köy’den çok bir büyük şehri andırmıyor değil. İki kişi tadımlık menüye 40 YTL. ödedik. İstanbul’da adada balık ve içkiye bu kadar ödüyoruz zaten, Adapazarı’nın köyünde nasıl olur? Ün her şeye kadir! Sonuçta halden veya toptancıdan değil tarladan, bahçeden alınanlarla yapılmış yemekler. Kira yok veya yok denecek kadar az.
Neler yediğimizi orijinal isimleriyle sayamıyorum. Ortaya yöresel mutfaktan tadımlık bir şeyler ısmarladık. Kızarmış börek, barbunya pilakisi, Çerkez tavuğu, sahanda yumurta, acıkalı biftek, ısırganlı, erik-soğanlı mezeler, kızartılmış peynir, salatalık turşusu gibi şeyler. Çok aç olmadığımız için ana yemekleri deneyemedik. Alkol servisi yok.
Mutfağının yeterince hijyenik bir görüntü vermediğini söyleyebilirim. Servis yaptıkları seramik tabakların kenarları kırıklarla doluydu. Garip karşıladığım şeylerden biri de menü de fiyat ve yemeklerin tanımlarının bulunmaması, üstelik hesap ekstresinde de döküm yapılmaması. Bir kağıda 40 YTL. yazıp kutuyla önünüze koyuyorlar. Bize ters gelen garip bir anlayış. Orijinal isimleriyle sıralanan yemeklerin altına birer açıklamayla neler içerdiği yazılsa, daha iyi tanıtım yapılmış, bilmeyenlere daha çok benimsezilmiş olmaz mı? Bilgisayarımızla internete bağlanmak istediğimizde wi-fi olanağını fark ettik ancak giriş şifresi istediğimizde şifreyi unuttuklarını belirttiler, bu da ek olarak not edilmeli.
Sonuç olarak arayıp bulmamıza değecek bir işletme ve tadla karşılaşmadık. Ya bu mutfağın lezzetleri bize ilginç gelmedi ya da doğru biçimde temsil edilmiyor. Kahvaltısı da çok talep gören bir menü. Kahvaltı için geç vakitte gittiğimizden deneyemedik ama yan masalarda gördüğüm kadarıyla benim için etkili bir menü değil. Çok arzu ediyorsanız engel olmam ama gidin, arayın bulun yönünde hararetli bir önerim de olmaz.
Alaşara Restaurant
Kayalar Memduhiye Köyü - Adapazarı
0264 359 58 19
0535 970 50 66
alasararestaurant@hotmail.com
40 40 71N
30 28 18E
26 Kasım 2007 Pazartesi
Kafe Zanzibar - Caddebostan

25 Ekim 2007 Perşembe
Polonez Barbekü - Caddebostan/İstanbul
21 Ekim 2007 Pazar
Kalpazankaya Restaurant - Burgazada/İstanbul
İstanbul’un içindesiniz… Ama İstanbul’un dışındasınız. Adalar, İstanbul’un bilinmeyen cennetleri. Her biri ayrı ayrı güzel ve halen pek çok kişi tarafından bilinmiyor, değerlendirilmiyor. Öncelikle eski mimari’nin en iyi korunmuş örnekleri bu adalarda. Ormanlar, yürüyüş yolları, faytonlar, piknik alanları, plajlar. Motorlu taşıt olmayan vahalardan.
Kalpazankaya bilindiği üzere Sait Faik’in Kalpazankaya’sı. Burgazada’nın güneyinde, adayı dolaşan yolun en sonda ulaştığı nokta. Kalpazankaya Restoran, çam ağaçları arasında, tahta masa ve sandalyelerle eskiyi yaşatan bir havada ancak yaz aylarında hizmet veriyor. Kış aylarında hafta sonları açık. Bizim gibi tekne ile gidenler için adalardaki seçeneklerin en önde geleni. Yanaşacak ve bağlanacak doğru dürüst bir iskelesi yok. Açığa yerleştirilmiş birkaç tonoz şamandırası’nı boş bulursanız hemen bağlanın. Varsa botunuzla karaya çıkın, yoksa telefon açın, korna çalın, el sallayın gelip sizi alsınlar tekneden.
Balık ve Et ürünleri, alkollü içecekler, mezeler, salatalar ve ara sıcaklar. Hepsi memnuniyet verici. Ortam ve manzara eşsiz. Özenli bir işletme, Sıcak kanlı yaklaşım ve servis.
Manzarasına İstanbul silueti dahil olamadığı için beton görmeden keyifli saatler geçirebilirsiniz. Ayrıca orman içine yerleştirilmiş salıncak ve hamaklar da sizi bekliyor. Fiyatlara da diyecek hiçbir şey yok.
Yemek öncesi veya sonrası mayolarınızı giyip suya atlayın, deniz banyonuzu unutmayın.
2009 Eylül Notu:
Arkadaşlarım hesap tutarlarının yüksekliğinden şikayetle “artık Kalpazankaya Restaurant’a gitmiyoruz” dediklerinde inanmamıştım. Özel tekneleriyle Burgazada’ya gidenler artık Kalpazankaya Restaurant’ı tercih etmiyorlarmış. Denedik biz de gördük.
3 kişi hafta içi öğlen saatinde mütevazi bir siparişe 150 lira hesap ödedik. Ahtapot salatası 15, kalamar tava 15, kişi başı kuver 2 lira, üstüne bir de % 10 garsoniye. Adada da olsa burası bir kır lokantası, Bağdat caddesi değil. Bağdat caddesindeki balıkçılarda bile bu fiyatlar yok.
Burgaz ada rıhtımında tekne ile sürekli ziyaret ettiğimiz diğer restoranlar artık bizi tanıyor ve özel tekneyle gelen müşterilerine sürekli indirim yapıyorlar. Kalpazankaya’da hesabı öderken rica ettiğimiz % 10 indirim kabul edilmedi. Ricamızın gerekçesini zar zor dinleyip, umursamadılar bile.
Dedik ki; yüksek hesaplarla müşteriyi kaçırıyorsunuz. Biz tekne sahipleri birbirimize sık ve taze haber veririz, uygun fiyatlı yere pek çok tekne sahibi arkadaşımızı göndeririz. Bu gerekçeye itibar göstermediler.
15 lira fazla ciro yaptılar, bir dahaki sefer bizden yapacakları ciro olmayacak.
Sahil Sofrası - Eskihisar/Gebze

Eskihisar sahilinde birkaç balık restoranı var. Bu güne kadar bunlardan ikisini denedim. Biri Küçük Ev. Hoş bir ortamı var ama mezeleri beni tatmin etmedi. Onun için daha çok diğer restoranı sürekli ziyaret eder olduk. Adı Sahil Sofrası. Bir de Sahil Restoran var, onunla karıştırmayın. Belki o da iyidir ama Sahil Sofrası bugüne kadar bizi üzmedi.
Öncelikle fiyatları ekonomik diyebiliriz. Müşterisi İstanbul’dan olduğu için zamanla eski ucuzluğu kalmasa da yine makul sayılır. Servisi, meze ve salataları, ara sıcakları, balık ve tatlıları bulunduğu konuma göre hiç de fena değil. Hoş bir ortamı var.
Tanışmamış olsak da sahibi’nin sürekli mekanda olması bize ayrı bir güven veriyor. Hem kısa bir yolculuk yapmak, hem küçük bir sahil kasabasında zaman geçirmek için hiç de fena değil.
http://www.sahilsofrasi.com/
Küçükyalı Balıkçısı
Bir zamanlar nedense oluşmuş popülerliği yüzünden herhangi bir yerde de yiyebileceğiniz balığı yemek için,
Yarım saat kuyruk beklemek,
Sizden öncekilerin kalktığı masanın pisliğine oturmak,
6 kişilik masada 9 kişi oturup, balığı ayıklarken yanındakine çarpmamak için yan dönmek,
Gürültülü bir ortamda biribirini duyamadan bağırıp durmak ve efendim? demek,
Temizliğinden emin olamadığınız bardak, tabak vd. ile yemek yemek,
Özensiz bir servis, berbat bir çay,
Çıktığınızda leş gibi balık kokmak, mantıklı ise Küçükyalı Balıkçısına (karayollarına çıkarken gima ve kızılayın yanındaki) gitmeye devam edin.
Ben iki kez gittim ve bir daha gitmem.
2 Ekim 2007 Salı
Borsa Lokantaları - Boğaziçi, Kandilli, Fenerbahçe
Tanışmadım ama işletmeci Rasim Özkanca mütevazi ama değerli bir marka yaratmış. Menüsü çok çeşit yerine her zevke hitap eden ve insanın aklını karıştırmayan az sayıda geleneksel tatlar içeriyor. Son derece kendine özgü bir yapıda işletiliyor. Deneyimli servis ekibi her türlü konuğunuzu endişelenmeden ağırlayacağınız bir ortam sağlıyor. Mutlaka beyaz kumaş örtülü masalarda, kaliteli ve hijyenik bir yemek deneyimi garanti.
Boğaziçi Borsa, İstanbul Harbiye Lütfi Kırdar Kongre Merkezi içinde hoş bir mekanda, yaz aylarında önündeki terasta hizmet veriyor.
Fenerbahçe Borsa, bir süredir tadilatta, üstelik tadilat da bir süredir kesintiye uğramış durumda. Tadilat sonrası yine eski formunda hizmet vermesini diliyoruz. Burası Kandilli'den önce Anadolu yakasındaki en önemli seçenekti bizim için.
Kandilli Borsa ise restore edilerek kültür merkezi haline getirilen eski Kandilli Kız Lisesi'nde açıldı. Aynı zamanda buradaki bahçe daveti organizasyonlarını da yürütüyor. Kandilli Borsa belki de boğazın en güzel manzaralarından birine sahip.
Eminönü ve İstiklal Caddesi'ndeki şubeler daha çok günlük ihtiyaçlara yanıt veren tarzda işletilen farklı dükkanlar.
http://www.borsarestaurant.com
41°04'20"N 29°03'27"E
Alperenler Çay Bahçesi - Kandilli
41°04'09"N 29°03'24"E
Mehtap Kafe - Emirgan
İstanbul Boğazında Gezinti
İstinye, Emirgan, Kandilli, Bebek, Arnavutköy ve Çengelköy rotasında zaman zaman değişen seferleri var. http://www.ido.com.tr/index.cfm?page=SubPage&kapsam=224&textid=1223&ln=TR sayfasından tarife bilgilerine erişebilirsiniz. Böylece iki nokta arasını daha zevkli biçimde katetmek veya yalnızca bu yolla bir boğaz turu yapmak mümkün. Boğazın belki en güzel yalılarını en yakından bu şekilde izleyebilirsiniz.
Bu yolu gidişte veya dönüşte kullanabileceğiniz gibi, hem gidiş hem de dönüş için kullanmakta mümkün. Uğradığı iskelelerde de ilgi çekici yerler var; kısaca birkaç noktayı önerebilirim.
Emirgan: Çay bahçelerini hepimiz biliyoruz. Mehtap Kafe adıyla aslında geleneksel muhallebici işletmesi pek çok yönden ihtiyaca cevap veriyor. Geniş ve ferah bahçesi de zaman geçirmek için ideal. Sakıp Sabancı Müzesi'de hemen onların bitişiğinde. Biraz daha ileride Emirgan Korusu ve içinde Büyükşehir Belediyesi işletmesi Beltur tarafından işletilen köşkler görmeye ve zaman geçirmeye değer.
İstinye: Boğazın en korunaklı limanlarından biri olduğu için pek çok tekne manzarayı süslüyor. Yeniköy'e doğru yürüdüğünüzde iskeleyi geçince yine bir çay bahçesi güzel boğaz manzarasıyla emrinizde. Biraz daha yürürseniz Yeniköy'de hoş lokanta ve kafeler sizi bekliyor.
Kandilli: İskele meydanında Suna Abla'nın alkollü içkisiz balık lokantasını muhakkak deneyin. Salatası enfes. Yokuşun yukarısında restore edilen eski Kandilli Kız Lisesi, şimdiki adıyla Sabancı Kültür Merkezi'nde Borsa Lokantası, kalitesi ve eşsiz manzarasıyla kaçırılmayacak bir seçenek. İskeleden kalkan motor Küçüksu yönünde biraz sonra Rahmi Koç'un yaşadığı Kont Ostrorog yalısının önünden geçiyor. Kiremit rengi boyalı yalılardan Küçüksu yönündeki. Bahçesindeki antik heykellerden anlayabilirsiniz.
Bebek: İskelenin arkasındaki kafe dışında, Divan, Starbucks, Gloria Jeans ve diğer balık lokantalarını deneyin. Parkta yürüyüş yapabilirsiniz.
Arnavutköy: Büyükşehir Belediyesi'nin Beltur işletmesinin kafe ve lokantası dışında pek çok balık lokantası, kafe ve diğer lokantaları deneyebilirsiniz.
Kanlıca: İskele meydanında lokantalar ve meşhur çay bahçesi.
Küçüksu: Büyükşehir Belediyesi'nin ücretsiz plajı, küçüksu kasrı, öğretmenevi ve göksu deresi kıyısındaki çay bahçeleri.
Beyaz Fırın - Kadıköy, Çiftehavuzlar, Erenköy, Suadiye
Beyaz Fırın Stoyanof ailesinin 1841 yılında başlayan öyküsü aslında. Bugün de aile müşterileriyle dost olmayı ve kalmayı ön planda tutarak işlerinin başındalar. Erenköy'deki şubeye hemen her uğrayışımda onlardan biriyle karşılaşıp sohbet etmek veya en azından selamlaşmak bana yetiyor.
Çiftehavuzlar şubesini pek bilmem ama Erenköy şubesi, Bağdat Caddesi ve Sahil Yolu arasında pek kullanışlı bir noktada. Beymen Club yanından sahile inerken dört yol ağzında. Yaz kış, bahçesinde veya salonunda gazete okumak ve çay içmek için ideal. Arkadaşlarla buluşmak ve sohbet etmek için de öyle. Geleneksel fırın mamullerinin yanında pek çok sandviç çeşidi, tatlılar, kahveler, dondurmalar emrinizde.
Hiç şüphesiz tüm şubeler temizlik ve hijyende son derece titiz. İşletmeciler her zaman işinin başında ve müşteriyle hoş sohbet. Suadiye şubesi daha sahile yakın ve bahçesi yaz aylarında oldukça keyifli.
www.beyazfirin.com
Melita Kafe - Fenerbahçe
Kafe Kemal - Moda
Kadıköy'ün en güzel gezinti noktalarından birinde küçük, kendi halinde, kaliteli bir çay bahçesi. Diğer alternatifi olan büyük çay bahçesine oranla daha kaliteli, ancak sıkışık koltuk ve masalar yüzünden biraz kalabalık ve basık gelebilir. Yaz kış açık. Hava durumuna göre elektrik sobaları, şeffaf filmle kaplanmış oturma grupları ve elektrikli pervanelerle durum idare ediliyor.
Servis görevlileri adisyon kullanmaz ama her masanın hesabını hafızalarında eksiksiz tutarlar. Fiyatları makuldür. Çayı enfestir. Çayın yanında limon dilimi isteyenleri mutlu eder. İşletmecisi her daim işin başındadır. Kafe ve yakın çevresini kendi arzusuyla temiz, bakımlı tutar.
40°58'48"N 29°01'16"E
Boğaziçi Bebek Kafe
Bir kaç kuruştan kaçındığı için gazete bulundurmamayı kar sayan işletmelerden biri. Gazetenizi alıp gidin.
41°04'35"N 29°02'39"E
Küçük Oteller Kitabı ve Sitesi, Butik Oteller Kitabı
Sonuç olarak kitabın ülkedeki küçük otellere rehber olma özelliği kalktı. Kitaba girmek isteyen küçük otel işletmecileri yayımcıya bedel ödemek zorundalar. İnternet sitesine girmek için de yine ayrı bir bedel sözkonusu. Hal böyle olunca bu bedeli ödemek istemeyenler bu rehberde yer alamıyor.
2007 yılında kitapçı raflarında Butik Oteller adıyla alternatif bir yayın daha gördüm. O da benzer yöntemle yayımlanan ticari bir yayın. Her ikisine de göz atılması gerekiyor. Birinde olan işletme diğerinde olmayabiliyor. Aynı zamanda her ikisinin de internet sitesini sürekli izlemek gerekli. Bilindiği gibi internet sitesinde güncellemeler daha sık ve çabuk yapılıyor.
Bu tip yayınlara para ödemek, hele her yıl yenisini almak bana göre değil. Olması gerektiğinden çok daha yüksek fiyatla satıldıklarına inanıyorum. Kitapçılara girdiğinizde, -ki artık güzel birer koltuk veya masa isteyenlerin emrinde- raftan aldığınız rehbere, oturup bir göz gezdirin. İnternet sitesi adreslerini kaydedin ve ziyaret edin. Artık hemen her tesisin kendi internet sitesi var. Rehber sitelerdeki linklerine tıklayarak doğrudan işletmenin sitesine erişebilirsiniz.
Tahminime göre Nişanyan ailesi internet sitelerini de gelir getirir haline dönüştürmek için siteleri üzerinden rezervasyon, mesajlaşma ve işletmenin sitesine erişim olanakları tanımışlar. Herhalde her birine tıkladığınızda işletmenin hanesine minik bir borç kaydı atılıyordur. Veya en azından bunu siteye üye kaydı için bir rating verisi haline dönüştürüyorlardır. Tabii en doğal hakları.
Küçük Oteller Kitabı: http://www.nisanyan.net/
Butik Oteller Kitabı: http://www.butikoteller.com.tr/