4 Temmuz 2011 Pazartesi

maps.google.com sayfasındaki noktanın koordinatlarını navigasyon cihazına taşımak;

Cursor (fare işaretçisi) koordinatları bulunmak istenen noktaya götürülüp sağ tıklanır. Açılan pencerenin en alt satırındaki "Burada ne var?" opsiyonu seçilir. Nokta kendiliğinden “yeşil ok”la işaretlenecektir.

Cursor/işaretçi tekrar yeşil ok işareti üzerine getirilince, noktanın koordinatları kutu içinde görülür. Aynı zamanda ekranın altındaki çubukta bulunan tarayıcı kutusunda da belirir.

"00.000000, 00.000000" şeklindeki koordinatı navigasyon cihazına girerken, aynı koordinat formatının kullanılmasına dikkat edilmelidir.

2 Temmuz 2011 Cumartesi

İğneada Resort - Kırklareli




İyi düşünülüp uygulanmış, ancak aynı oranda işletilemeyen bir tesis. Bölgeye göre oldukça yüksek standartta. Olanakları da çok sayılır. Umarım işletme standardı da aynı oranda yükselir.

Gece yatağa girince, yatağın bir tarafının çöktüğünü farkettik. Zar zor sabahı ettik. Sabah karyolanın kırık olduğunu görüp (üstteki foto), resepsiyona ilettiğimizde hiç bir özür cümlesi alamadık ağızlarından. Hatta haber verip başka oda istemediğimiz için hafiften suçlu çıktık. Koskoca boş otelde kırık yatak bize kısmet olmuştu.

Akşam yemeği de vasattı. Yağlı, yanmış kızartmalar, geri gönderdiğimiz halde ikinci kez aynı oranda yanık olarak servis edildiler, ikinci kez reddetmedik. Yöreye has kuru soğanlı yeşil salatayı hiç sevmedik, seçeneğimiz de yoktu. Şefin menüyü daha iyi tasarlaması ve uygulamayı iyileştirmesi gerek.

Lobi'de içtiğimiz çay da vasattı.


http://www.igneadaresort.com/

http://maps.google.com/maps?q=%C4%B0%C4%9Fneada%2FK%C4%B1rklareli,+T%C3%BCrkiye&hl=tr&ie=UTF8&ll=41.876463,27.987585&spn=0.019396,0.038581&sll=37.0625,-95.677068&sspn=42.089199,79.013672&t=h&z=15



Kıyıköy Köşk Restaurant - Kırklareli

Sevimli bir mekan. İstanbul'dan ve yakın çevreden yapılacak günübirlik geziler için iyi bir varış noktası. Mezeler çeşitli. Balıklar da öyle. Balıkların hepsi yöreden değil, dikkat! Bölgedeki az sayıdaki işletmeden biri. İstikrarlı.

Ancak, İstanbul dışında olunca ekonomik bir yerde olduğunuzu, hesaplı yemek yiyeceğinizi peşin düşünmeyin. Yeni moda, her yörede, İstanbul plakalı araçlara hizmet veren, ürün satan herkes gibi, İstanbul fiyatlarını bulacaksınız.

Hatta bazı çeşitler İstanbul'dan bile pahalı olabiliyor. Gerekçesi "Tazelik" de olsa, bana göre matematik olarak geçersiz. Yerinde yenilen ürünler, taşınma gideri olmadığı için elbette ucuz olmalı. Üstelik burada dükkan kirası nedir ki?

Sipariş sırasında çeşitlerin fiyatlarını, balıkların nereden geldiğini sorun. Sonradan sürprizle karşılaşmayın, hatta baştan sıkı pazarlık edin.

Beğendik Abi Lokantası - Urla/İzmir

Urla’ya daha önce bir kez şöyle bir girip çıkmıştık. Burada Beğendik Abi gibi bir yerin var olabileceğini de hiç düşünmemiştik. Uzun yıllar İzmir’de yaşamış bir dostumuzun önerisi üzerine, Malgaca Pazarı isimli eski çarşıda arayıp bulduk.

İçeri girince İstanbul-Nişantaşı’ndaki bir mekandan farksız. Sahibi ve işletmecisi Handan hanım ile ailesi ve ekibi burada bir vaha yaratmış. Ege, Türk ve Yunan mutfağını temsil eden, sayılamayacak kadar çeşitli sıcak ve soğuk yemek sizi bekliyor. Yörenin en kaliteli eti, yoğurdu, sebzesi ile enfes tatlar yaratılmış.

Muhakkak denenmesi gerekenler, kuzu güveç, ciğer sarma, enginar, şevketi bostan vd. sebze yemekleri. İnsanlar çeşit bolluğundan ne yiyeceğini şaşırıyor. Yıllar sonra böyle bir yeri keşfetmekten, bu insanları tanımaktan mutlu olduk. Herkese öneririz.


24 Haziran 2011 Cuma

Denizaltı Kafe - Urla / İzmir


Tesadüfen güzel bir yer keşfetmenin huzuruyla 3-4 saat zaman geçirdik. Urla’da İskele mahallesinde, Tanju Okan heykelinin hemen önünde hoş bir parka yerleşmiş, kaliteli bir işletme. Menü’sü bunun işaretçisi. Hemen her şeyi bulabilirsiniz. Zevkli, doyurucu. Kuzeye bakan kıyıda, kuzeyden gelen rüzgarla, ağaç gölgesinde zaman geçirmek için ideal. Personel canla başla çalışıyor. Fiyatlar uygun. Krokisi: http://maps.google.com/maps q=urla+izmir&hl=tr&ll=38.365172,26.768639&spn=0.002452,0.004823&sll=39.332632,26.65942&sspn=0.00121,0.002411&t=h&z=18

06 Şahin Restaurant - Dalyan / Çeşme




















İzmir, Çeşme’nin Dalyan bölgesinde Sakızlı Köy Sitesinde enfes bir mutfak. Tatil sitesinin sosyal tesisinde hizmet veriyor. Site sakinleri ve restoran işletmecisi Ankaralı.

Yaz aylarında İstanbul’dan oraya kadar yol boyunca kendimizi zor tutuyoruz. Enfes mutfağa, lezzetlerine ulaşmak için. Son derece iyi niyetli bir ekip, elinden gelenin en iyisini yapıyor. Salaş denilebilecek bir yer burası. Sitenin plajının hemen üzerinde bir balkon. Denize girmek için de güzel bir koy. Günübirlik plaj olarak da kullanabilirsiniz. Favorimiz domatesli, sarımsaklı roka salatası. Her zaman enfes. Bu yıl ayrıca ızgara köftesine dadandık. Suyu sıkılan rende soğanla yapılan köftenin tadına doyulmuyor. Yine bu yıl tepsi ekmeği kızartılarak servis ediliyor. Hem yemeğin tadına tat katıyor hem de akşamüstleri yapılan tostu dayanılmaz hale getiriyor.

Tel: 0232 724 90 20.

Kuleli Konak - Cunda / Ayvalık

Sonunda ayvalık cunda’da kendi arzumuza uygun konaklayabilecek bir yer bulabildik. Hem de ne yer!

Bu işi yirmi yıl hayal etmiş Mine hanım işletiyor burayı. Kendisi adına, hayalini gerçeğe dönüştürdüğü için biz de mutlu olduk.

Yalnızca bir gece kalabildik. Bir dahaki sefere daha uzun kalmak isteriz. Tertemiz bir ev buras, eski bir Cunda evi.. Pansiyon olarak nitelendiriyor Mine hanım burayı. Bir pansiyondan daha fazlası var burada bizce. Yalnızca bir odasının tuvaleti oda dışında. O da o odaya özel. Onun için sorun değil. Odalarda klima ve TV yok. Olmaması da bizce daha güzel. Cunda’nın ruhuna daha uygun böylesi.

Bahçe zaman geçirmek için ideal. Mine hanım yıllar içinde çok hoş bir bahçeye imza atmış. Kahvaltı bana göre en önemli faktör bir yeri değerlendirmek için. Mine hanımın kahvaltısı bugüne kadar aldığım en güzel, en zevkli ve kaliteli kahvaltılardan biri oldu.

Son derece iyi niyetle tasarlanmış, emek harcanmış ve güzel işletilen bir yer burası. Rahatlıkla herkese tavsiye ederim. Yıllardır eksikliğini yaşadığımız yer için de Mine hanım’a teşekkür ederiz.

http://www.kulelikonak.com/


http://maps.google.com/maps?q=Cunda+Adas%C4%B1,+T%C3%BCrkiye&hl=tr&ie=UTF8&ll=39.332632,26.65942&spn=0.00121,0.002411&sll=38.35771,26.296206&sspn=0.019619,0.038581&t=h&z=19

27 Mayıs 2010 Perşembe

Midilli

Sonunda Assos’tan bakıp durduğumuz Midilli’yi gördük, geldik.

Yunanistan’ın üçüncü büyük adasıymış. İki gün 350 km. yol yaparak yarısını şöyle bir görebildik.

harita Mytilinimytilini church2mytilini2

Ayvalık Midilli arasında 25 yıldır Türk feribot ve yolcu motorları çalışıyor. Her gün değil ama sezonuna göre haftada bir kaç gün gidip geliyorlar. 1,5-2 saat sürüyor. Bilet internet veya bulunduğunuz şehirdeki seyahat acentalarından sağlanabilir. Gidiş dönüş kişibaşı 50 euro. http://www.feribot.net/feribot/?lang=tr

Umduğumuzdan daha yeşillik. Bizim Gökçeada ve Bozcaada gibi kıraç değil. Türkiye’deki toplam zeytin ağacına yakın zeytin ağacı varmış. Ayrıca çam ormanları ve pek çok ağacı var.

100.000 nüfuslu bir yer. Liman şehri ve merkezi Mytilini 30.000 kişilik bir yer.

Hem bir seyahat acentesi ve hem de internet araştırmaları ile yolculuk bileti ve otel rezervasyonumuzu yaptırdık.

Otel belki de adanın en güzel oteli. Merkez Mytilini’de 20. yy başlarında yapılmış güzel bir yapı. 8-10 odalı butik bir otel haline getirilmiş. Fiyat ucuz sayılmaz ama ada fiyatlarına göre uygun bir yer. Karşılığını da aldığımızı ekleyelim. Kahvaltısı da odaları da oldukça iyiydi. http://www.pyrgoshotel.gr/english2.htm

otel

SNC00010

Adaya akşam 8 gibi vardık. otele yerleşip ada turuna ve önceden öğrendiğimiz yerlerde yemek için araştırmalara başladık.

İlk akşam çarşı sokaklarında bulduğumuz Kaldırimi lokantasında uzo ve deniz mahsullü bir şeyler yedik. Favorimiz Greek Salad, yani çoban salatası. Farkı iri doğranmış ve üzerinde büyük bir dilim Feta yani keçi peyniri ile servis edilmesi. Ancak nerede yediysek beklediğimizi bulamadık. mevsim henüz sebzelerin tadını vermemişti.

greek salad

Ertesi gün sabah yine bir yürüyüş sonrası 11 gibi Europcar’dan günlüğü vergi dahil 32 euro bedelli bir Kia Picanto kiraladık. En uygun fiyatının yanında sonradan daracık sokaklarında bunaldığımız ada sokakları için en uygun boyut olduğu da anlaşıldı. Araç kiralamak bu kadar kolay mı? Evet. Pasaport ve sürücü belgesine bakarak bir form doldurdular ve imzalattılar. 5 dk. içinde araç anahtarı elimizde. Dönüşte de aynı kolaylık. 5 dakika içinde ücret kredi kartından alındı. http://www.europcar-lesvos.com/

KIA Picanto 2004 01

Hemen arabaya binerek planladığımız gibi ilk gün adanın güneyini tavaf ettik. Haritasına bakıldığında güneyindeki iki büyük körfezi hep merak etmiştik. Yola çıktıktan hemen sonra doğudaki ilk körfezin hemen kuzeyini izleyerek yola devam ettik. sonra onun batı kıyısından güneye inerek Polimari denilen kente ulaştık.

Şehir içindeki daracık sokakları geçerek küçük bir tur attık. sonra aracı park ederek orijinal bir kahvede ilk Greek Cafe’lerimizi aldık. Bildiğimiz Türk kahvesi. Az şekerli mi? Çok şekerli mi? sorarak servis ediyorlar. 1,5 euro civarında servis ediliyor. Yanında su ile. Hatta bir kafeye oturduğunuzda garson sipariş almaya gelirken elinde iki bardak su ile gelip, siparişi öyle alıyor.

SNC00015 SNC00013

Burdan sonra harita ve navigasyon deneyimlerimize deneyim katarak yola devam ettik. bir sonraki hedefimiz batıdaki daha büyük ikinci körfezin doğu kıyısına erişmek oldu. yoldaki diğer köy ve kasabaların içinden geçerek sonunda Nifida denilen köyün iskelesine geldik. İskelesine geldiğimizi sonradan öğrendik. Çünkü haritada skala skala diye onlarca yer vardı ve biz hep oralara gidiyorduk denize ulaşmak için. meğerse skala iskele demekmiş. Burası körfezin güney ucu ve ege’ye açıldığı boğazın kenarı.

nifida

Akşam yemeğini Mehmet Yaşin’den kopya çekerek bulduğumuz turistik olmayan, ingilizce bilen personeli ve ingilizce menüsü olmayan orijinal bir lokantada Hermes’te yedik.

SNC00017

İkinci gün programı adanın kuzeyini ve asıl merak ettiğimiz yerleri görmekti. Yani Assos’tan bakıldığında görülen köyler, kasabalar, kale ve liman. Assos’taki antik kentin bekçisi orada doğmuş ve buraya göçmüş. Assos’takine benzer bir kale ve limanın olduğunu yıllar önce bize o söylemişti.

İlk durak yine batıdaki körfezin kuzey ucundaki Kaloni oldu. Burasını bizim Köyceğiz’e benzettik coğrafi konum açısından. SNC00025

Oradan da bu kez adanın kuzey ucundaki Petra’ya vardık.

Petra adada en çok beğendiğimiz yerlerden biri oldu. dar sokakları, kafeleri ve çarşısıyla hoş bir yer. muhakkak görülmeli. Kuzeye bakıldığında Babakale burnu görülüyor.

petra genel petra çarşı

Bir sonraki durak Molyvos. Kale ve liman’ın olduğu kent.

SNC00031

SNC00032 SNC00033

Öğle vakti bir lokantaya girdik ve karnımızı doyurduk. www.octapus-restaurant.com Burası assos limanına çok benziyor.

SNC00035

Alttaki resimde cacık ve patlıcan kızartma görülüyor. Üzerine peynir rendelenmiş servis ediliyor.

SNC00038

Buradaki ikinci durak tepedeki kale. Adadaki kaleler bir dönem Osmanlı elinde olduğu için osmanlıca yazılar, kalıntılar mevcut. Kale’den bakıp Sivrice, Assos ve Kadırga koyu’nu gözledik.

molyvos gece

Daha sonra Doğu’ya doğru devam ederek Skaminia’nın iskelesine vardık. Çok küçük ve şirin bir yer. Bir kafe’de oturup çay ve elmalı kek yedik.

SNC00039

Akşam yemeği Mytilini’de yine önceden öğrendiğimiz Rebeti lokantasındaydı. Köfte, piyaz, cacık, peynirli kabak çiçeği kızartma ve uzo ile doyduk. Piyazın fasülyesi çok iyi pişmiş, köfteler bol ekmekli, iri ve yumuşak. Cacık süzme yoğurtla yapılmış, haydari kıvamında.

SNC00043

Son gün arabayı teslim etmeden bu kez Mytilini şehrindeki kaleyi gördük. Arabayı teslim edip akşama kadar çarşıyı, iki kiliseyi, bir camiyi gezdik. Caminin çatısı yok, kalanı da yıkılsın diye bekliyorlar.

SNC00062

Gittiğimize, gördüğümüze değdi. Darısı başınıza!

28 Şubat 2009 Cumartesi

Ataol Otel - Bozcaada


Şubat ayının son günlerinde adada kalabileceğiniz iyi ve sıcak bir yer. Zaten başka bir yer de yok sayılır. Temiz, kaliteli, rahat bir otel. Kaloriferi zeytin küspesiyle yakılıyor. Yaz aylarında yarım pansiyon (akşam yemeği bir başka mekanda servis ediliyor), diğer zamanlar oda kahvaltı hizmet veriyor. İdarecisi Mustafa adalı, konuşkan bir insan. Oturun, konuşun, adayı tanıyın. Türk mahallesinde, meydana bakan bir yapı. Limana ve lokantalara yakın.

Yalova Restaurant - Çanakkale

Çanakkale’den geçerken Yalova Restoran’a uğramamak eksiklik. Hatta yolu Çanakkale’ye uzatıp, uğrama bahanesi yaratmalı bizim gibi.

Temiz, bakımlı, titiz bir mekan. Balık lokantalarının çoğunda bulamayacağınız tür balık ve deniz ürünlerinini hemen her zaman bulacağınız, başka zaman yüzüne bakmadığınız türlerin doğru pişirilip servis edildiğinde ne de güzel şeylere dönüştüğünü göreceğiniz bir yer. Uskumru’nun doğru şekilde yapıldığında ızgarasının da yeneceğini ve Zargana’nın alüminyum folyo’da dereotu ve tane karabiberle pişirilebileceğini burada gördük. Sert kabuklu deniz ürünlerinden deniz tarağı ve istiridye ailesinin salata ve fırında soslu servislerini burada tattık.

Büyük şehirlerdeki, turistik yörelerdeki açgözlü işletmecilerin uyguladığı yüksek fiyatları da beklemeyin. Memnuniyetiniz fiyatlara oranla oldukça yüksek olacak. On yıllara uzanan geçmişiyle mekan ve personel yönünden endişeniz olmasın.

Mekanın adı; kurucusunun en yakın arkadaşının köyü olan Çanakkale’nin Yalova Köyü’nden geliyor.

Sitesini de özellikle inceleyin. http://www.yalovarest.com/

Harita: http://maps.google.com/maps?f=q&source=s_q&hl=tr&geocode=&ie=UTF8&t=h&layer=x&g=%C3%A7anakkale&ll=40.14939,26.400254&spn=0.00187,0.004807&z=18

22 Şubat 2009 Pazar

Caffe Nero - Bebek


Caffe Nero'yu ilk kez Bebek - İstanbul şubesiyle tanıdık. Girişte gözüme bir masadaki Aida bardaktaki çay ilişmişti, büfeye sordum, "evet" dediler, demlenmiş çay servisimiz var. İşte Caffe Nero'nun en önemli özelliği bence bu. Meşhur Aida bardakta, demlenmiş, bergamot aromalı çay içebiliyorsunuz. Kahve Dünyası ve Starbucks ve diğerleri 0, Caffe nero 1.
Sonra kablosuz internet bağlantısı ücretsiz. Starbucks 0, Caffe Nero 2.

Yiyecek büfesi de diğerlerinden zengin. Çorba bile var. Sandviç ve benzeri çeşitleri de fazla.

Gelelim Bebek şubesine. Dört katlı, hekese, her zevke uygun. Bebek ölçülerinde kısıtlı da olsa terası var, bahçesi var, koltuk grupları, sandalyeler.

Üçüncü katta, denize bakan pencere önündeki dörtlü grubu boş bulunca tadını çıkardık. Günlük gazete çeşitlerini bulup okumak mümkün.

Türkiye için yapılmış internet sitesini bulamadım. Ekşi Sözlük'te de fazla bilgi yok henüz.

Fiyatlar ne az, ne çok. İstanbul, hatta bebek için fazla bir şey diyemiyorum.

3. gol, daha önce Tchibo'nun yaptığı 10. içeceğin bedava olması. Kasadaki kuponlardan edinip, her içecek için bir kaşe vurduruyorsunuz. Starbucks ve Kahve Dünyası 0,Caffe Nero 3.

Caffe Nero hızla yayılıyor, bundan sonra da kendilerini tercih edeceğiz gibi görünüyor.

Kartanesi - Uludağ


2009 Ocak tatilimizi bu otelde yaptık. İyi planlanmış, iyi işletilemediğini düşündüğümüz, konumu fena olmayan Uludağ oteli. Basit eksikler giderilse pek ala hiç düşünmeyin gidin derim. Notlar:

- Açık büfe kalitesi ortanın altındaydı. 20 çeşit tatlıdan hiç biri standardı tutturamamıştı.
- Öğlen uykusu saatinde üst katımızdan gelen inşaat sesiyle uyandık. Resepsiyonla üç görüşme yaptık. Önerileri gürültüyü kesmek yerine odayı değiştirmek oldu.
- “sinema salonu” aslında tv salonu dışında bir şey değil. Havasız, bakımsız bir yer. Kaldığımız sürece hiçbir film gösterimi yapılmadı, yapılacağını belirten bir ilan da göremedik.
- Havuz ve jakuzi ısıtması yapılmamış, suları arıtılmamış, devirdaim gücü yetersizdi. Havuz çevresi de uzun zaman süpürülmemiş görüntüsü veriyordu.
- Birinci bölgede 10 TL olan kayak kirası kartanesi’nde 40 TL idi. Birinci bölgede ders saati boyunca kayak kirası ve skipass ücrete dahil, kartanesinde extra. Kar motosikletinin saati 150 TL
- Oteldeki iki şömine de kullanılmıyor, süs olarak bekliyorlar. Otelde şömine demek, içinde yanan odunlar demektir, bunlar öyle değil. Şöminecinin vitrinindeki gibiler.
- Otel odalarında bulmaya alışık olduğumuz terlik, kulak çubuğu, kibrit, dikiş seti vb. hiçbir şey yoktu. Yanımıza almadığımız için terliksiz dolaşmak zorunda kaldık. Banyo ve duşa sıvı sabun konmuş.
- Şarapların bir kadehini bitirmek bile zor, kullanılan zeytinyağı düşük kalite veya bir başka bitkisel sıvı yağ. Ana yemeklerin çoğu bol kepçe lokantası menüsünde rastlanan şeyler. Salçalı etler vb.
- Peynirli poğaçaların içinde peynirin ancak izi var.
- Fitness centerdeki aletlerin tümü bozuk veya çalışmaz durumda.
- Sabah saatlerinde lobide otururken üşüdük, ısınmak için görevlileri uyarmak gerekti.
- İnternet odasında saat ücreti 8 TL. kablosuz bağlantı yalnızca lobide ve o da ücretli. (telekom müşterisiyseniz ve şifre aldıysanız ücretsiz kullanıyormuşsunuz)
- Oda temizliklerini detaylı inceyince pek ince temizlik yapılmadığı belli oluyor. Kimi koridorlarda temizlenmemiş ve kapısı açık duran odalar günlerce bekliyor. Aynı koridorlar da toz toprak içinde.

Yatırım değerine göre eksik işletilen tesisler beni üzüyor. Leblebi büyüklüğünde zeytinle kim kimi kandırabiliyor?

12 Aralık 2008 Cuma

Yorumlarım Hakkındaki Değerlendirmeler İçin;

Bu blogta yer alan yorumlarım için yapılan değerlendirmeleri saygı ve sevgiyle karşılıyorum. Bu tip işletmelerin tv ve basında genelde ticari karşılıklarla yanlı yapılmış yorumlarına alışık olanların, olumsuz eleştirileri veya eleştirinin içinde yer alan olumsuz kısımları; kasıtlı, kötü niyetli, rakip tarafından üstü kapalı yapılmış yorumlar gibi algılamaları da doğal.

Profesyonel işletmeci ve yorumcu olmadığımı, tüm bu yorumları amatörce ve zevk aldığım anları paylaşarak insanlara fikir vermek amacıyla yaptığımı, hatta not defterimi bilgisayarım yerine her zaman her yerden kolayca ulaşabilmek için internette tutmak amacıyla blog oluşturduğumu belirtmeliyim.

Bunların içinde elbette beğenmediğim işletmeler, hissettiğim kötü huylar, bazı özelliklerini beğensem de bazı özelliklerini beğenmek zorunda olmadığım yerler olacaktır. Sonuç olarak tekrar gitmek istemediğim yerleri, nerede yemeyelim ve nerede kalmayalım etiketleriyle yayınlıyorum.

Olumsuz yorumlara karşın, merak edenler için sözkonusu yerlerin ulaşım ve iletişim bilgilerini eklemeyi özellikle ihmal etmiyorum. Benim hoşuma gitmeyen şeylerden siz hoşlanabilirsiniz, farklı zamanda farklı şeyler yaşayabilirsiniz, lezzeti hijyene tercih edebilirsiniz, diyeceğim bir şey olmaz.

Hijyen olmayan bir işletmede yenilen yemekler çok lezzetli olabilir, onyıllarca hizmet eden işletmelerin tümü her yönüyle mükemmel olmayabilir, her profesyonel yorumcu, her ünlü kişi tümüyle doğru yorum yapıyor olamayabilirler.

Olumsuz eleştiri, farkedebilen işletmeci için pek ala bedelsiz danışmanlık hizmeti demektir. Yorum yaptığım işletmelerin bir kısmı da olumsuz eleştirilere karşın alışageldikleri davranışlardan bir türlü vazgeçmemekte, basit düzeltmelere direnmekte ve böylece yeni müşteri elde etme kapısını elleriyle kapatmaktadırlar.

Sevgilerimle,

7 Aralık 2008 Pazar

İstanbuldere Restaurant - Sapanca / Adapazarı

istanbuldereSapanca, yanıbaşındaki İstanbul nedeniyle fazlasıyla kalabalık, meşhur ama güzel bir yer. Yörenin yerlisi bir işletme standardını yükseltmiş ve şehirli insana daha kaliteli bir servis verir hale gelmiş. Buna karşın şımarıp fiyatlarını yükseltmemiş. Güzel bir coğrafyada, gizli bir bahçe. Alabalık’tan hareketle tüm beğeniye yönelen bir menüsü var. İnternetteki sitesinde tüm menu fiyatlarıyla birlikte emrinizde. Bazı arkadaşlarımız etlerin pek kaliteli olmadığından şikayet ettiler, dikkatli olun. Mekanın spesyeli olan Alabalık İskender biraz fazla yağlı gelebilir, sipariş verirken yağsız istiyorsanız belirtin. Yaz veya kış gece veya gündüz ne zaman isterseniz hazır bekliyor. İstanbul yönünden gelip Sapanca’nın içine girdiğinizde trafik ışıklarından hemen sonra sağa dönün, ormanın içinde devam edin, tabelalar size yol gösterecek. www.istanbuldere.net

Zeytin Park Köftecisi / Rasim Şimşirli – Akhisar

Köftenin altında servis edilen pideye özellikle tav olduk. Genelde de çok hoş bir işletme. Yazın en sıcak gününde bile bahçesinde güzel bir dinlenme ortamı sunuyor. Fiyatları büyük şehirlere oranla son derece ekonomik, porsiyonlar fazlasıyla doyurucu. Aynı yörede meşhur olmuş Köfteci Ramiz kadar modern bir tesis olmasa da zaten biz büyükşehir tutsakları nispeten böyle daha salaş yerlerde mutlu oluyoruz. Bence en büyük eksiği o güzelim pidelerle Manisa kebabı’nı servis etmiyor olmaları. İstanbul yolu üzeri 4. km akhisar 0236 413 78 65. İzmir tarafından gelip Balıkesir'e giderken Akhisar'ı geçince yolun genişlediği yerde, sağda.

 

Yenice Shell / Öge Tesisleri

İstanbul’dan çıkıp da Tekirdağ yönüne yaptığımız yolculuklar sabah erken saatlerde başlamış ise kahvaltımızı yapmak için artık burada durmak zorundayız. Başka yolu yok! Oraya varana kadar da ayrı bir sabırsızlık içindeyiz. Yol iki saat çekiyor neredeyse. Basit mütevazi bir akaryakıt istasyonu lokantası aslında. Temiz ve titiz bir yer, pek zor bulunur cinsten. Bizim gibi sabah uğrayan şehirliler buranın standardını yükseltti sanıyorum. Buna karşın halen ekonomik fiyatlar talep ediyor. Kahvaltısına diyecek yok. Ne isterseniz taze, temiz, lezzetli. Personel son derece samimi ve iyi niyetli. Durup dururken canım Tekirdağ tarafına gitmek istedi yine. Yenice Beldesi, Çorlu kavşağı, Tekirdağ 0 282 624 00 11. www.oge.com.tr 

Dürümcü Emmi - Sögütlüçesme/Kadıköy-İstanbul

 

  dürümcü emmi

Beklenmedik bir noktada beklenmedik bir işletme. Çorbaları ve Lahmacun’unu deneyebildim. Diğer ürünlerinin de original, kaliteli ve lezzetli olduğunu düşündürecek cinsten. Kadıköy Söğütlüçeşme’de, İtfaiye’nin tam karşısında. Gece gündüz açık. Park sorunu da yok. www.durumcuemmi.net

Fenerbahce Turing Parkı ve İşletmeleri - İstanbul/Kadıköy

fenerbahçe turing

İstanbul’da yaşayan pek çok kişinin buradan haberi bile yok. Kentin en önemli nefes alma noktalarından biri. Aynı zamanda en özel noktalarından biri. Eşsiz bir coğrafya, eşsiz bir park, manzaranız Prens adaları. Turing’in efsane yöneticisi merhum Çelik Gülersoy’un günümüzde İstanbul Büyükşehir Belediyesince ele geçirilip yozlaştırılmadan günümüze kalan, pek çok şaheserinden bir tanesi. İstanbul gibi bir kentin göbeğinde, onca büyük bir yarım adanın büyük bölümünü bahçe olarak düzenlemiş ve arasına küçük çay bahçeleri serpiştirmiş. Halen Turing tarafından olabildiğince aslına sadık kalınarak işletiliyor. Çay bahçelerinin hepsi ayrı birer güzellik. Özellikle, çelik konstrüksiyon üzerine camla kaplanmış bir yapı olan limonluk; Romantika, yazın güneşli günlerinde değil ama bahar ve kış aylarında mutlaka denenmeli. Pek az yerde tadabileceğiniz bademli keki denemelisiniz. İşletmelerdeki fiyatlar yüksek olabilir ama artık kurumun elinde kalan son işletmelerden ve yine merhum Gülersoy’un anısına desteklenmesi gereken bir yer. Son olarak aynı alandaki otopark belediye tarafından işletilmeye başlandığı için buranın gelirinden de mahrum kaldı Turing. İşletmelerden yararlanmadan da parkı yedi gün yirmidört saat gönlünüzce kullanabilirsiniz. Her zaman güvenli, yürüyüş parkurları, bankları ile hizmetinizde.

İmren Köftecisi / Köfteci Yusuf - İznik (Bursa, Orhangazi)

www.iznikimren.com.tr

iznik imren

Meşhur bir yermiş ama biz rastlantı sonucu bulduk. İznik gibi fazla seçenek olmayan bir yerde beklenenin çok ötesinde memnunluk verici bir işletme. Bursa ve Orhangazi'de de şubeleri var ama İznik merkez dükkanı görülmeye değer. Her yönden mutlu dakikalar geçirip ayrılacağınız bir işletme. Çevre standartlarının üzerinde, başarılı, örnek bir müessese. Üstelik son derece ekonomik fiyatları var. Yeni moda ukala işletmeler gibi ben iyiyim, istediğim fiyatı çakarım zihniyeti yok veya henüz oluşmamış. Et ürünlerini taze olarak satın alabileceğiniz gibi sofraya istediğiniz çeşitleri porsiyon veya ağırlık olarak sipariş edebiliyorsunuz. Ekmeğinden, atıştırmalık salçasına, yörenin vazgeçilmezi sızma zeytinyağına her şey özenle düşünülmüş ve servis ediliyor. Zaten gerek merkezde gerekse şubelerinde bunun karşılığını şimdiden almış. Tüm dükkanlarda çok sayıda ve başarıyla servis yapan personel ayrı bir özellik. Teşekkür ederiz. Bursa yönünden İznik'e girildiğinde şehir merkezinden bir kaç yüz metre önce solda.

4 Ekim 2008 Cumartesi

Eda Kebap

Dis görünüsüyle siradan bir kebapçi. Mahalle arasinda bir yer. Salas bir mekan. Ama yediklerinizi unutamayacak, tekrar, tekrar gitmek ve tekrar tekrar yemek isteyeceksiniz. Salas bir mekan olmasina karsilik lezzet ve sunum tarafiyla sizi kendisine baglayacak. Sahibi ve ustasi kendi kulvarina göre mekani en iyi biçimde hazirlamis, gelen müsteriye de insanca yaklasarak mutlu biçimde oradan ayrilmasini sagliyor. Örnegin soguk bir günde gittiginizde ortamın ısısına rağmen üsüyorsaniz masanin altina bir tepsi köz yerlestirerek isinmanizi saglayacaktir. Yöresel kebap, yemek ve mezelerine kusur bulmak pek zor. Yöre mutfaginin kendine has bir yorumunu gelistirmis. Ayrica hamurisi tatlilari ve kabuklu antep fistigini ilik servis etmesi keyfinizi pekistirecek. Alkollü içki servisinin olmasi da isin bir diger güzel yani. Tatmaniz gerekenler; pastirmali sicak hummus, çig köfte, ali nazik, mekana özel inci kebabi, gavurdagi salatasi. İstanbul, Kadıköy, Kozyatağında Cemil Akdogan Sokak ile Kaya Sultan Sokagin kesistigi kösede. Tel: 0216 463 34 23